Seninle birlikte geldiğimiz uzun yolu hatırladın mı
Yol saçların gibi uzun gözlerin gibi meraklı
Nereye baksam sensin
Etten ve kemikten değil hayalden
Seni alıp kendime saklamıştım
Özgürlüklerini düşüncelerde bırakarak
En güzel hapisti bu
Sana dair her şey kadar güzel
Ben ümitlerimle yoğurdum sevgimizi
Sen kalktın gittin oysa açık kapı yoktu
Kapıyı çarpıp gittin kapıyı kapadın gittin
Mahvoldum yokoldum hapsoldum
Sen gidince hapsolan bütün duygular kadar hapsoldum
Gözbebeklerimden kan geldi
Kan ağladım dudaklarımdan
Kan tuttu beni sevgilim
Neden sonuç ilişkisine bağlanamayacak kadar
Kırdın örgülerini mantığın
Tuttun yara olan her yere
Bir yara daha açtın
Nedenden neden oldu sonuçtan sonuç
Oysa ben seni masumca sevdim
Tenimdeki ateşle yakmadım
Eski zaman aşkları gibi özendim
Kırmadım tüketmedim bir kibrit boyu
Ama sen sevgimi neyle ölçüyorsun
Geçen zaman geçti mi ki
Hatıraları toplasan bir an eder mi
Ben bir an için kendimden vazgeçtim
Son mektubunda sende beni rüyalarında
Görür müsün demiştin
Ve Rüyalarıma otopsi yapmıştın
Sen rüya olmayacak kadar güzelsin sevgilim
Benim rüyalarım dahası çirkin
Her anında bir insan kendini bırakıyor
Kanla çizilmiş resimler gibi iğrenç
Sen bilir misin sevgilim kanla çizilen resimleri
Hani en son sana dair hayaller kurmuştum
Şehrin üzerinde çirkin yüzler uçuyordu
Çirkin yüzler çirkin bir bela olmuştu
Hayal kurmayı yasaklamıştı cemiyet
Son çare seni alıp uzaklara kaçtım
Arkama hiç bakmadım enkazları görmedim
Ne varsa pis ne varsa belalı bıraktım
Soluğumuz tükenene kadar koşmıştuk
Dünyanın ucundan uzayın derinliklerine sarkınca
Bıraktığımız enkazının derinine daldık
Sırf yaşamasın diye sevgimiz
Cemiyet kendini yok etti
Söyle şimdi bundan mı bu yalnızlık
Geride bıraktığımız bu enkaz mı yaşamak
Sana kurduğum her hayal
Kurşun gibi çöktü yer yüzüne
Uzak dur sevgilim benden
Gelecek bizi haber veriyor
Geriye doğru bıraktığımız kabuk tanelerini takip ederek
Ulaşılmaz doğru olana
Uzak dur sevgilim benden
Zamanın akışını bozdun
Belli olmuyor başlangıç ve bitiş noktası
Böyle belirsizlik olmaz
Şüphesiz sen tehlikelisin
İçimde ne varsa sana dair
Kalbimde siren sesleriye ötüyor
İri yarı itfaiyeciler bekliyorum
Yangınlarımı söndürmek kolay değil
Derinlere inmeye izin vermiyor bu dar geçitler
Zamanında öfkeyle kapamaya çalıştığım
Sıkıldığı yerden patlamış geçitler
Bütün bu uzun şiire en nihayetinde şefkatini yerleştirmek isterdim
Saçlarımı okşarkanki o incelikti belindeki
Seninle sevişmeler bitmiyordu başlamıyordu
Her şey bir yudum kadar akıcı
Anlatsam daha bahsetsem dünyadan
Bütün bir karanlıkla siyaha boyamak istemem gözlerini
Oysa senin gözlerin eladır
İçinde istanbul boğazının parıltıları
Mesela sana öfke dolu iktidar sahiplerinden söz etmek istemem
O zaman incinirsin bir ülke topraklarında
Cebinde nüfus cüzdanın zincirli yaşamaktan
Kaçalım dersin sevgilim
İnsanlık alemi korksun diye atılan her silahta
Bedenimden fırlayan parçaları görseydin
Beni tamamlamak için kendini feda ederdin
Sana kendimi göstermek istemedim sevgilim
Yaşarken bir umut içinde güzellik
Belki bir günde bir ekmek parasıyla
Geçinmelerine izin vermediler
İçimde canavarlar birikti
Yapılan her haksızlığa çiğnenen her ete
Yürüğüm buruldu içimi seninle genişlettim
Yaşamak için damarlarına kan pompalayan sen
Şırıngalar dolusu kanımı emdiler
Issız adamlar bilmem kimden aldıkları güçle
Hayallerimi kovaladılar, ümitlerimi yakaladılar
Nerede bir küçük his kırıntısı gördülerse
Tutup açık pazara satmaya kalktılar
Bu yürek bu köleliğe daha fazla dayanamıyor sevgilim
Temele attıkları dinamit ayak bağlarımı çözdü
Düşünce uygarlıkları yerini hiç bir zaman aşka bırakmayacak
Gel boş ümitlerle kandırmayalım birbirimizi
Her seferinde tereddütle açtığın pencerini
Girilemez aralıkları hayallerle besleme
Ben gelmeyeceğim ama ben gitmedim
Aşk arafta yaşamakmış
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder