12 Nisan 2014 Cumartesi

Göğe Bakma Durağı

*Yazıyı okurken müziği dinlemelisiniz
Yanlış anlaşılmasın amacım ne kimseye bir şey öğretmektir, ne de akıl vermek. Zaten bildiğim güzellikler paylaşınca çoğalsaydı, ya da ne biliyim cehaletin yok olma ihtimali olsaydı hayatımı buna adardım. Lakin iyinin kötüyle bilindiği şu dünyada yapmak istediklerimi yapamasam da bir söz beni kurtarır, göğe bakalım...

Göğe Bakma Durağı benim bu hayatta yaşama sebebim desek yanlış olmaz herhalde, dayasam kafama silahı "hadi olum çek tetiği" desem yok olmaz "daha o durağa gelmedik, zamanı gelince otobüs durur ineriz" der yapamam.

Hani Fahrenheit 451 diye bir kitap-film vardı, itfaiyeciler kitapları yakıyordu da buna karşılık insanlar sırf kaybolmasın diye geçmişleri, sırf kaybolmasın diye üretilen bunca değer kitap ezberliyordu. Kitap-insanlar ortaya çıkmıştı, herkes ezberlediği kitabın adıyla anılır olmuştu. Eğer biz de bir şiir, kitap ya da film adıyla anılsaydık bana Göğe Bakma Durağı demenizi isterdim. Siz acaba ne olmak isterdiniz?

Hem ben de zaman zaman "durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar" diyorum, yani öylece ortaya söylüyorum. Neyse bu evleri atla bu evleri de bunları da göğe bakalım.

Falanca durağa şimdi geliriz dediği nokta var ya benim o duraklarda bıraktığım ne hayaller vardı. Ben Zafer Takı'nın merdivenleri zannetmiştim o durakları, o durakların falanca olduğu yerde göğe bakalım.

Kendime bir lakap seçsem Diyojen derdim, ne kadar havalı değil mi? Gelene geçene "gölge etme başka ihsan istemez" derdim. Ama yok arkadaş ben bazen gölgesine bile muhtaç oluyorum, hem bir fıçıya sığmayacak kadar çok eşyam var. Ya da ne biliyim fıçı da yaşıyormuşum gibi hissediyorum, biraz karışık...

Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrı'ya derken ne demek istemişti,  duymak istemiyorum. Hırsızlar, polisler, açlar, toklar herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam. Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım. Karanlıktan fıçı yapmışlar, bence o fıçıya iki kişi sığmaz bir olmak lazım.

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda, beni bırak göğe bakalım.  Sözün bittiği yerdir göğe bakalım, öyle derinlerde bir anlam arama ya bir göğe bak.

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim, sayısız penceren vardı bir bir kapattım. Kimin yok ki sayısız penceresi, bu pencerelerden nerelere açılır insan. İnsan doğrusu olmayan, yaşamak bile bu kadar şüpheliyken ben bu pencerelerden çok çok şüpheliyim. Sahi siz saydınız mı pencerelerinizi?

Şimdi otobüs gelir biner gideriz deme, otobüs beklemek gibi bir niyetim yok benim. Bir duraktan diğerine tükettiğim nefes yaşamsa bu yakışıksız otobüste harcanmamalı. Dönmeyeceğimiz bir yer beğen diyorsun, mümkün mü? Sen bana benim ötemde bir şey vaadediyorsun. Etme!

Çok söz ettim, lafı tuttum kendime çaptım. Bir şiire alınganlık ettim, sanki bana yazılmış gibi yalnız benimmiş gibi sahiplendim. Ama merak etmiyor da değilim var mıdır acaba benim gibi Göğe Bakma Durağı'nı kendine isim edinen. Varsa tanışsak ne güzel olur, gideriz mesela İstiklal Caddesi'ne Göğe Bakma Durağı'nı okuruz, göğe bakarız bir yandan da yürürüz.

Hem belki bizi eylem yapıyoruz zannederler, yaşamak suçu işleriz. Bizi belki fıçı gibi bir yere atarlar, gölge etmeyin derler. Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç, bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin.

Durma kendini hatırlat, durma göğe bakalım!


3 yorum:

  1. Merhaba göğe bakma durağı, ben de yılların göğe bakma durağıyım! Şiire alınıp onu sahiplenmezsek o şiir gerçek aşk olur mu? Birinin, herhangi birinin göğe bakma durağı olmasına bu kadar sevinemezdim sanıyorum ki. Çok memnun oldum göğe bakma durağı. İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

    YanıtlaSil
  2. Bir diğerinin sevinci hiç bu kadar mutlu etmemişti. Şiire alınganlık etmemek olmaz değil mi? Her aşık biraz alıngan belki de alıgan olduğu için aşık... Ben de çok memnun oldum, hem de öylesine ki belki bir gün kim bilir İstiklal Caddesi'nde yürürken göğe bakıp yürüyen birini görürsem durdurum sen diye. Sen olmasanda senden bir parça taşımıyor değil ya...

    YanıtlaSil
  3. Göğe bakarak yürürken söyleyeceğim ki Güneş ve Ay da sana hatırlatsın göğe bakmayı, böyle içimizdeki mutluluk hiç bitmez çünkü. Sen de söyle ki onlara bana da hatırlatsınlar. Umarım karşılaşırız göğe bakma durağı...

    YanıtlaSil